Ekonomi

TL’nin reel değeri Temmuz’da geriledi

Investing.com – Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Temmuz 2025 dönemine ilişkin Reel Efektif Döviz Kuru (REK) verilerini yayımladı. Açıklamaya göre, Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) bazlı REK endeksi Temmuz ayında bir önceki aya göre 0,66 puan düşüşle 69,36 seviyesine geriledi. Bu gerilemeyle birlikte Türk lirasının enflasyon karşısındaki reel alım gücünde bir azalma yaşandığı görüldü.

Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yi-ÜFE) bazlı REK endeksi cephesinde de benzer bir tablo ortaya çıktı. Yi-ÜFE bazlı endeks Temmuz ayında, bir önceki aya kıyasla 1,36 puanlık azalışla 91,92 seviyesine indi. Böylece, üretici bazlı reel döviz kuru verilerinde de TL’nin kayıplarını sürdürdüğü kaydedildi.

Kur ve enflasyon etkisi dengeleri değiştirdi

REK endeksindeki düşüşün temel nedeni olarak, TÜFE’deki artışa rağmen döviz kurlarındaki yükselişin daha belirgin olması gösterildi. Nominal kur artışı, endeksin aşağı yönlü hareketinde etkili olurken, enflasyon oranındaki yükseliş bu baskıyı telafi etmeye yetmedi. TÜFE Temmuz’da aylık bazda %2,06 artarken, Yi-ÜFE ise %1,73 oranında yükseldi.

Diğer yandan, Türk lirasının yabancı para birimleri karşısında yaşadığı değer kaybı dikkat çeken bir diğer unsur oldu. Temmuz ayında ABD doları TL karşısında ortalama %1,95, euro ise %3,65 oranında değer kazandı. Bu gelişmeler, nominal kur sepetindeki değişimin REK endeksine düşüş yönlü ciddi etkide bulunmasına yol açtı.

Uluslararası endeksler de aşağı yönlü baskı oluşturdu

Merkez Bankasının değerlendirmesine göre, Türkiye TÜFE’si endeksi yukarı çeken bir unsur olarak rol oynarken; dünyadaki TÜFE değişimleri ve nominal döviz kurundaki değer artışları bu etkiyi törpüledi. Özellikle döviz sepetindeki oynaklık, Türkiye’nin reel kur düzeyinin aşağı çekilmesinde önemli bir faktör olarak öne çıktı.

Reel efektif döviz kuru, bir ülkenin para biriminin dış ticaret ağırlıklı ortalama değerini, fiyat düzeyleriyle reel olarak karşılaştırmalı şekilde ortaya koyuyor. Bu bağlamda REK endeksindeki düşüş, TL’nin yabancı paralar karşısında hem değer kaybettiği hem de fiyat rekabeti açısından göreli avantaj sağladığı anlamına geliyor. Ancak bu avantajın sürdürülebilirliği ekonomik istikrar ve fiyat seviyelerinin kontrol altına alınmasıyla doğrudan ilişkili olmaya devam ediyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu